Anadolu'nun çok büyük kısmında hissedilen 7.2 büyüklüğündeki bu deprem, doğuda Taşova'dan batıda Ilgaz'a kadar uzanan ve takriben 45000 km2'yi kapsayan bir bölge içinde kasaba ve köylerdeki evlerin %75'i (ortalama olarak 40.000 ev) tümüyle yıkılmış ya da ağır hasara uğramıştır. Sayısı tam olarak belirlenememekle birlikte yaklaşık 4000 kişi ölmüş, 5000 kişi ise yaralanmıştır. Bu deprem sonrasında ise doğuda Destek Boğazı ile batıda Kurşunlu bölgesi arasında yaklaşık 250 km'lik yeni bir fay hattı meydana gelmiştir.
07 Nisan 2005'te Tempo Dergisine verdiği bir mülakatta Prof. Dr. Ülben EZEN (İstanbul Ticaret Üniversitesi Mühendislik ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Jeofizik Mühendisi) şunları söylemiştir:
'Karlıova oynak bir yer'
"KAF üzerindeki, Tosya'da deprem bekliyorum, bu beklentim değişmedi. Karlıova, iki deprem fayının kesiştiği inanılmaz oynak bir yer; KAF ve DAF'ın birleştiği nokta. Uç kavşak nokta ve inanılmaz hareketli bir yer. Böyle olunca, KAF üzerinde zaten bütün depremler kesinlikle 7'nin üzerindedir. Bu hat üzerinde olduğuna göre sorun var ama burada yıllık enerji birikimlerine bakarak gördüğüm, zamanında 280 km'lik fayın yırtıldığı Tosya bölgesi uyuyan bir yer. KAF'ta 1939'da Erzincan depreminden sonra yırtılan en büyük deprem, 26 Kasım 1943 tarihli Tosya depremidir. Orası 60 senedir suskun."
Aradan geçen bunca senede biz neler yaptık? 1943 Depreminden ve diğerlerinden ders aldık mı? Olası bir depreme hazırlıklı mıyız? Sorulacak daha pek çok soru var elbette... Cevapları mı bizlerde, sizler de ve yöneticilerde elbette...
1943 DEPREMİ ANISINA YAZILAN İKİ DESTANI DA SİZLERLE PAYLAŞIYORUZ:
Bu büyük deprem, Tosya'da yaşayanları etkilenmiş, şairler bu acıyı destan şeklinde dile getirmişlerdir. Destanlar o günün acılarını, mutluluklarını unutulmayan şiirler halinde bize ulaştırmışlardır. Tosyalı 27 Kasım 1943 yılında meydana gelen depremde 820 evlâdını kaybetmiştir. Bunun acısı yüreklerden silinmemiş ve bu olay Tosya'da bir tarih başlangıcı olarak yıllarca kullanılmıştır. Tabi olarak bu acılar şairleri de duygulandırmış ve destanlar yazmışlardır. Bunlardan biri de şair Hüseyin Avni BAZLAMATÇI'dır.
I
---
Yetişin imdada yaren kardeşler,
Kurban kılıncını çildi Tosya’ya,
Gark oldu toprağa nice yurttaşlar,
Can ufkundan ecel saldı Tosya'ya.
---
Bin dokuz yüz kırk üç ikinci teşrin,
Tarife gelmiyor bir derdimiz bin,
Nasıl anlatalım inse melek cin,
Kıyametten bir hal oldu Tosya'ya.
---
Derin uykularda dehşet zelzele,
Yıktı harap etti vahşet zelzele,
Bıraktı bizleri hasret zelzele,
Hicran badesini doldu Tosya'ya.
---
Zelzele kimseye aman vermedi,
Kaçıp kurtulmaya zaman vermedi,
Çoluga çocuğa meydan vermedi,
Cihan hayretlerde kaldı Tosya'ya.
---
Avnıya titredi heybet elinden,
Göçtü kâşaneler kudret elinden,
Can verdi çoklar mihnet elinden,
Takti kispetini daldı Tosya'ya.
---
II
---
Kudret kılıncını hicran zelzele,
Amansız bağrına çaktı Tosya'nın,
Ezdi harap etti figan zelzele,
Hasret sinesini yaktı Tosya'nın.
---
Nice kardeşlerden ayrı düşürdü,
Nice ciğerleri yaktı pişirdi.
Nicelerin aklın aldı şaşırdı,
Felaket ufkundan baktı Tosya'nın.
---
Avnıya durmayıp hicrana ağlar,
Gitti yüzlerce can kurbana ağlar.
Öksüz yetim garip her cana ağlar,
Felek bağ bahçesin yaktı Tosya’nın.
---
III
---
Ey yük yük has pirinç bağlayan Tosya,
Ey dertliler derdin sağlayan Tosya,
Viran bağ bahçesi ağlayan Tosya,
Hasreti yürekler dağlayan Tosya.
---
Bin dokuz yüz kırk üç teşrini sanı,
Yirmi yedisinde uyku zamanı,
Gece saat yedi, her taraf fâni,
Viran bahçesi ağlayan Tosya.
Hasreti ciğerler dağlayan Tosya.
---
Cuma gün gecesi oldu zelzele,
Derin uykularda koptu velvele,
Rabbim göstermesin böyle bir çile,
Viran bahçesi ağlayan Tosya,
Hasreti yürekler dağlayan Tosya.
---
Ey Tosya, bülbülün bağın nicoldu,
Uzanmış ormanın, dağın nicoldu,
Hastaların nasıl, sağın nicoldu,
Viran bahçesi ağlayan Tosya,
Hasreti yürekler dağlayan Tosya.
---
Hastane fabrika köyün civarın,
Kışa döndü yazın, güzün baharın,
Hani Yeni Cami kal'a hisarın,
Viran bahçesi ağlayan Tosya,
Hasreti ciğerler dağlayan Tosya.
---
Baktım dört yanına kabristan olmuş,
Seyrangâh yerlerin hep viran olmuş,
Her halin ağlatır bir destan olmuş,
Viran bahçesi ağlayan Tosya,
Hasreti yürekler dağlayan Tosya.
---
Çok haneler söndü çoğu kapandı,
Hasret firkat gönül ateşe yandı,
Allah sedaları arsa dayandı,
Viran bahçesi ağlayan Tosya,
Hasreti yürekler dağlayan Tosya.
---
Avniya, dert ile ağlayanlara,
Hak rahmet eylesin ölen canlara,
Geçmiş olsun sana, sağ kalanlara,
Viran bahçesi ağlayan Tosya,
Hasreti yürekleri dağlayan Tosya.
---
Yazan: Hüseyin Avni BAZLAMATÇI (Tosya 1908–1966)
Yer depremi... Eski adı ile "zelzele"... Belki insanların karşılaşabilecekleri "tâbi’i afetler arasında en fecisi, en korkuncu, en dehşetlisidir deprem... Ölmeden mezara girmek ve o mezarda son nefesini verinceye kadar günlerce beklemek... Bu yerin altına girenlerin felâketi... Ya üstünde kalanlar? Soğuk, karlı kış gecelerinde, zifir gibi karanlıkta, belki üstünde bir pijama bile olmaksızın sokağa fırlamış ve yeraltında kalan sevgililerini kurtarmak için tırnakları ile toprağı eşmeye, beton blokları kaldırmaya çalışan zavallılar... Rıfat Ilgaz’ın mısraları ile TOSYA ZELZELESİ’nden bir bölüm:
---
Bu akşam başı dumanlı Ilgaz’ın Devrez'in üstünde bulutlar,
Havada yağmur ağırlığı...
Kepenkler erken çekildi,
Hanönü'nden dağıldı memurlar,
Kısa kesti paydos düdüğünü çeltik fabrikası...
Sustu dokuma tezgâhları,
Durdu iki bin mekik,
İki bin dokumacı vardı uykuya,
Saat biri otuz beş geçiyor...
Köpekler silkindi uykudan...
Değişti bir anda manzara,
Canlı cansız devrildi ne varsa ayakta,
Yok oldu insan emeği...
Döküldü sokaklara insanlar,
Ölüler kaldı yerinde...
Vakitsiz giden hastalarına,
Üzülecek hemşireler kalmadı...
Sağ kalan çocuklarımız bir daha,
Karşısına çıkmayacaktır Öğretmen Kazım’ın.
Çocuğunu emziren kadının
Soğudu memesinde sütü...
Kimler dönecek köyüne,
Hana sağ inenlerden;
Yolcular yataklarında gömülü
Atlar ahırda ölüdür.
Bozuldu tezgâhlar, düzenler,
Mekik tutan eller kirildi;
Yarın Çeltik Fabrikası işbaşı çalamaz,
Artik uyandıramaz çalsa da
Yedi yüz Tosyalıyı uykudan!
---
Yazan: Rıfat ILGAZ
tosya.gen.tr